4.Dönüşüm ve Yeniden Kalkınmaya Çalışan Adana

Batıya imrendiğimiz öğrencilik çağlarımızın bitişinde arkadaşlarımızla sohbetlerimizde hepimizin belirli bir İstanbul tecrübesi sonrasında yurtdışı planları yapmak konusunda fikir birliğimiz vardı. İzlediğimiz diziler, Starbucks, İtalyan kesim takım elbiseler ve iş yemekleri gibi özendirici unsurlar göz alıcıydı… Kendimce stajlarım ve Hewlett Packard Enterprise’ da deneyimlediğim uluslararasılık, kurumsallık temalarını analiz etmeye, kafamda düşünceler toparlayıp dağıtmaya başladım. Aslında staj yaptığım ve çalışmaya başladığım yerler birbirinden farklıydı; staj yaptığım yer HPE’ nin potansiyel müşterileri arasındaydı… Ben staj yaparken Türkiye’ nin en büyük ve en karlı özel bankasında ortaklığı bulunan, bolca yurtdışı yatırımı bulunan holding teknoloji ve ar-ge yatırımlarına büyük önem veriyordu. Şunu da belirtmek gerekir ki söz konusu şirket birçok üst düzey yöneticinin ve işletme sahiplerinin tercih ettiği otomobil markalarının da Türkiye Distribütörüdür… Bunu neden belirttiğimi açıklayacağım…

Teknolojiye Yatırım Yapılmazsa Neler Olur?

Abbas Güçlü’ nün 19 Ocak 2016 tarihinde Hürriyet’ te yayınlanan yazısında dikkatimi çeken ve başlangıcı olan satırında dediği gibi “Biz 3. Sanayii Devrimi’ ni konuşurken şu anda Endüstri 4.0 konuşuluyor..”

Bölgemizin patronlarına ve BT sorumlularına bakıyorum; İstanbul’ a bakıyorum ve Roland Berger ya da McKinsey gibi Danışmanlık şirketlerinin bölgesel, sektörel analiz ve yazılarını inceliyorum; vardığım sonuç ise düşündürücü çünkü bizde Teknolojiye yapılan yatırım karlılık artarsa yapabiliriz diye değerlendirilirken; gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler grubunun lokomotiflerinde karlılığın artışı ve organizasyon içi hatalardan arınmak için Teknolojiye yatırım ödenen vergiler kadar zorunluluk…

Güvensizlik sebebiyle tatile çıkmayan patronlar; gereksiz harcama yaptırırlar belki diye Mouse, klavye alımını bile onayından geçirmek isteyen işverenlerimiz var… Halbuki sadece gider kalemi olarak gördükleri için yatırım yapmaktan çekindikleri teknoloji; tüm kaygılandıkları hususlara çözüm getiriyor. Kısa vade de para harcadıkları bu çözümler uzun vade de dijitalleşme ile beraber zaman kaybını ve soru işaretlerini ortadan kaldırıyor. Şirketin tüm para akışlarını birbirine entegre edilmiş muhasebe mali işler programı ve mobil uygulamalar sayesinde her yerden izleyebiliyorlar, anında müdahale edebiliyorlar. Aslında Akdeniz Bölgesi’ nde yerel ve kısıtlı bir iş kolu ile uğraşmasına rağmen vizyonerlik bakımından İstanbullu şirketlere taş çıkartacak iş adamı abilerimizde var. Çünkü artık gider gelirlerinizi kara defterde tutamayacağının; giden her elemanın ardından neyin nerde olduğunu bulmaya zaman harcayamayacağının, envanterini ham madde halinden satışa hazır hale gelene kadar gözü ile takip edemeyeceğinin ve en önemlisi bunu tamamıyla insan olma faktörünün getirdiği hata yapılabilir ihtimaline bırakamayacağının farkında.

Tüm bu kaygıların başında ise şu günlerde çok can yakan güvenlik açıkları geliyor… Diyebiliriz ki virüsü de anti-virüsü de; güvenlik zafiyetini de önlemini de yaratan tek bir el var. Kısmen haklı da olabiliriz ama haklı olmamız yapılan bir saldırıda tüm verilerimizi kaybedebileceğimiz; sistemde eski düzenimize dönene harcayacağımız paranın ve zamanın; önleyici olabilecek sisteme yapılabilecek harcamadan kat kat fazla olduğu gerçekliğini değiştirmeyecek.

Gücünüze Güç Katacak Yatırım Teknoloji

Şimdi açıklamak isterim ki, bankası olan, dünyanın en çok kazanan otomotiv markasının distribütörü olan Türk holdinge sadece kendi ailesi ile sahip olan patronun elit otomobilleri, helikopteri ve özel bir uçağı var ama tüm bunların maddi değeri eminim ki teknolojiye yaptığı yatırımların altında çünkü herkes gibi o da farkında; arabası yolda kalırsa taksi tutar, uçak bozulursa Türkiye’ de sadece onun için uçuş açacak bir sürü şirket var ama tüm verilerini tuttuğu, para transferlerini yaptığı sistemi saldırıya uğrar ya da çökerse tüm imkanlarından olabilir.

En başta değindiğim yurtdışı ve İstanbul olayına da şöyle atıfta bulunmak isterim; sözüm genç ve girişimci ruhlu biri olarak saygıdeğer bölge iş adamlarımıza: çalışanlarınızın eğitimine ve sizin işinizi yürütmek için kullandıkları sistemlere yatırın paranızı işinize katma değer kazandıracak, çalışanınızı size bağlayacak, sisteminizi ise şansın ellerinden alıp güvenilirliğe kavuşturacak yegane adımlar bunlardır. Bölgede kaldığınız ve istihdam sağladığınız için güvenli ve işleyen bir sistemi hak ediyorsunuz.

Mustafa Yanarkaya 

Evant Satış Ve Proje Yöneticisi